Ana Sayfa / Basında Gözkoop / ” İktisadi Güvencemiz Kooperatiflerimizdir ”

” İktisadi Güvencemiz Kooperatiflerimizdir ”

Tüm sektörlerde yabancı ve büyük sermaye grupları karşısında küçüksermaye gruplarının hak ve çıkarlarını kurabilecekleri örgütlenme modeli olarak kooperatif modeli öne çıkıyor. Kooperatiflerin çatısı altında birleşen firmalar böylece sermaye tekellerinin boyunduruğundan kurtulabiliyor.

Türkiye Optik Sektörü’nde de yabancı ve büyük sermayeye karşı kurulmuş kooperatifler bulunuyor. Bu kooperatiflerden biri de Türkiye’nin ilk gözlükçüler ve optisyenler kooperatifi olan Gözkoop. 2011 yılında kurulan Gözkoop bugün sektörde kurulan diğer kooperatiflerle de işbirliği içerisinde, çağdaş hizmet anlayışıyla hareket ederek çalışmalarını sürdürüyor.

Bu çalışmalara ve kooperatifleşmenin önemine ilişkin Gözkoop Yönetim Kurulu Başkanı Burçin KÜÇÜKÖREN ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gözkoop’un kurulduğu tarih olan 2011 yılına dönersek, Gözkoop’un kuruluş nedenlerini anlatır mısınız?

İşin başında iken tek amacımız, ürünleri sermaye gurupları gibi ucuza alabilmekti. Bu sayede rekabet edebilecek, agresif kampanyalar karşısında ayakta kalabilecektik. Bugün ise rekabetin ve kazancın çok farklı bir yerde olduğunu görüyoruz. Her yerde tekel maddesi gibi yığılmış ürünlerle karlılık olamayacağını, ancak farklılaşmakla başarının geleceğini gördük ve bu yolda ilerliyoruz.

Kooperatiflerin, optisyenlik müesseseleri ve tedarikçiler için gelecek güvencesi olduğunu söylediniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Ülkemize yabancı sermaye guruplarının girdiğini hepimiz biliyoruz. Bu guruplar henüz emekleme döneminde. Koşmaya başladıklarında her birinin sayısı 300-500 seviyelerinde olacak. Şu anda tamamı 300 satış noktası civarındayken dahi toplam cironun %20’sine sahipler. Yeni grupların da ülkemize gireceğini düşünürsek, kapı sayıları 3000 olduğunda, bireysel mağazalara cironun %15’i gibi bir pay kalacaktı sanırım. “kalacakTI” diyorum çünkü sermayenin karşısında rekabet edebilecek ve bu oyunu bozabilecek bir yol var, o da kooperatiflerimiz.

Yabancı sermayenin hakim olduğu bir pazarda, tedarikçilerimizin de bir yaşam alanı bulamayacağı herkesin malumudur.

Şayet kooperatifler olmasaydı bugün optik sektöründe nasıl bir tablo olurdu?

Bugün tablo çok değişmedi. Kısa vadede Gözkoop ortaklarının karlılığı yükseldi diyebilirim. 2014 yılında 20 milyon TL ciroya ulaştık. Bu ciro ile kooperatifimiz sayesinde 140 ortağımızın cebine 2 milyon TL daha fazla kazanç girmiş oldu. Yakın hedefimiz ise, 250 ortak ile 60 milyon ciroyu aşmak.

Sorunuza, uzun vadede söyleyecek çok şeyim olurdu; eğer bu iktisadi işletmeleri kurmasaydık, güçlü(farklı) butik mağazalar dışında ayakta kalan müessese sayısı çok az olacaktı. Şuanda bu tehlikeyi hissetmeyen çok müessese var ama zamanı geldiğinde hepsi hissedecek.

Gözkoop olarak bir çok hedeflerimiz ve projelerimiz var. Her yıl yeni atılımlar yapıyoruz. 2013 yılında çerçeve markamız “carmen marc” ile 2014 yılında cam markamız “Great” ile karlılığımızı daha da arttırdık. 2015 yılında ise yeni bir dünya markası ile ortaklarımızın farklılaşmasını sürdüreceğiz.

Sonuç olarak kooperatifler olmasaydı bütün bu projeler olmayacaktı, pazardaki payımız da her geçen gün küçülecekti.

Bugün optik sektöründe birçok kooperatif faaliyet gösteriyor. Birden fazla kooperatife neden ihtiyaç duyuluyor?

En belirgin sebebi, tedarikçi sayısının fazla olması. Örneğin Gözkoop’un 20 civarında tedarikçisi var. Halbuki sektörümüzde ıoo’ün üstünde tedarikçimiz var.

Bir kooperatifin tüm tedarikçilerle anlaşmalı olmasına imkan yok. İşte bu nedenle farklı kooperatiflerin, farklı tedarikçilerle anlaşma halinde olması gerekiyor.
Kooperatiflerin hem anlaşmalı tedarikçilerinin markalarıyla, hem de kendi tescilli markalarıyla markalaşmaya gitmeleri gerekiyor. Bu nedenle de farklıkooperatifler farklı markaları öne çıkararak hem piyasada tatlı bir rekabet ortamı kurmalı, hem de sürekli aynı malları yan yana mağazalara doldurarak, birbirimizle tatsız rekabet yaşamamalıyız. Bu konuyla ilgili mesajım şu olacak; markalara güvenerek iş yapma zamanı bitmiştir.

Artık hizmetinize güvenerek, tüketicinin karşısına farklı çıkma dönemi başlamıştır. Farklılaşmayı en kestirmeden elde edeceğiniz yerler ise kooperatiflerdir.

Kooperatiflerin birden fazla olma gerekliliğinin en önemli sebeplerinden birisi de, optisyenlik müesseselerininçokluğudur. Gözkoop olarak, girdiğimiz her bölgeden kooperatifimize belli sayıda ortak kabul ediyoruz. Diğer kooperatiflerimizinde sınırlı sayıda ortak aldıklarını biliyorum. Bu nedenle hiç bir müesseseyi dışarda bırakmamak adına, ileriki dönemlerde üç kooperatifin dahi yeterli olmayacağını düşünüyorum.

Neden bir kooperatif tüm müesseseleri içinde barındıramıyor?

Hedeflenen, farklılaşarak tatlı rekabet yaşamak. Aksi halde dünde kalan ortamı tekrar tesis etmiş olursunuz ve oluşum dağılma noktasına gider. Farklılaşma içinde bu oluşumların çoğalması ve güçlenmesi gerekir. Biz Gözkoop olarak bu düşünceyle, aynı bölgeden bize yapılan birden fazla müracaatların bir kısmını, samimiyet ve içtenlikle diğer kooperatiflerimize yönlendiriyoruz.

Sektör açısından kooperatiflerin önemine vurgu yaptınız. Peki, yine sektör açısından sivil toplum örgütlerinin önemine ve çalışmalarına ilişkin neler söylemek istersiniz?

Derneklerimizin oluşturduğu federasyonlar ve konfederasyonumuz, sektörün sivil toplum örgütleridir.
Çalışmalarına gelince; bunları sektörümüze aktarmak için Ege Federasyonu başkanımız Nuri Gizer’in,”Dernekler ne işe yarar” adında bir derlemesi, Konfederasyon yönetim kurulu üyesi Ramazan Özmutlu’nun da “Faaliyetlerimiz” adında bir sunumu var. Bu çalışmaları derginizde ve sitenizde yayınlama imkanınız olursa, meslek adına faydalı olacağını düşünüyorum.

Sektör içerisinde yer alan farklı örgütlenmeler, özünde yabancı sermayeye mi hizmet ediyor?
Neden?

Son günlerde edindiğim bilgiye göre, bazı örgütlenmeler, özellikle henüz optisyenlik okuyan gençlerimizi, yarın dahil olacakları konfederasyon çatısından kopararak, kendi örgütlerine kaydetmek çabası içindeler. ülkemize optometriyi getirip, gençlerimizin de bundan faydalanacakları gibi asılsız bir vaatte bulunarak aldatmaca işler yapıyorlar. Özellikle henüz öğrenci olan gençlerimize seslenmek istiyorum, bu sözlere itibar etmeyin. En başta kanunumuz böyle bir uygulamaya izin vermiyor. Sizin sivil toplum örgütleriniz, konfederasyon çatısı altındaki derneklerimizdir. iktisadi güvencenizise, ülke çapında yayılma sürecinde olan kooperatiflerimizdir.

Dergimiz aracılığıylavermek istediğiniz bir mesajınız varmı?

Buradan tüm gözlükçülere,optisyenlere, öğrencilere,tedarikçifirmalaravetüm sektörçalışanlarınasesleniyorum;optikkooperatifleri hakkında merakettiğinizveöğrenmekistediğinizkonularolursa, yorumkısımlarındanyadamailadresimden(baskan@gozkoop.com)sorularınızı yazabilirsiniz.

Kooperatiflerimiz hakkında bilgisahibiolmayıp,piyasadakulaktanduyma şeylerle fikir yürüten kişiler devar.

Kendi menfaatlerini ön plandatutarakbuoluşumlaraengelolmakisteyenbu kişileredeşunusöylemekistiyorum;eğer tedarikçiyseniz, optisyenlik müesseselerinikoruma altına alankooperatifler olmazsa,yabancısermayeninyarınöbür günbaşlayacağıagresifkampanyalar karşısındaoptisyenlikmüesseselerini koruyabilecekmisiniz?Mümkündeğil!Bu nedenle tedarikçilerimize, buoluşumları desteklemelerini öneriyorum.Bireysel müesseselerin buradagüçlenmeleri tedarikçilerimizedefaydaolarakgeri dönecektir. Aksi halde yarın ürünlerini satacak mağaza bulamayacaklardır.

Kaynak:optikmedturkiye.com.tr

ayrıca kontrol edin

Silmoİstanbul 2016 Başarıyla Sona Erdi.

8-11 Aralık 2016 tarihleri arasında Optik Sektörü içerisindeki yerli ve yabancı tüm firmalar arasında işbirliğinin …